19 Nisan 2018
BAF, Bulgaristan Türklerinin sorunlarının masaya yatırılmasını talep etti.Sivil toplum kuruluşu Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) Başkanı Sezgin Mümin, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan'a yazdığı mektupta kurulacak hükümeti Bulgaristan Türklerinin sorunlarını çözmesi halinde desteklemesini istedi.Mektubun kopyaları da Meclis'te temsil edilen Bulgaristan'ın Avrupa Gelişimi İçin Vatandaşlar Partisi (GERB) , Bulgar Sosyalist Partisi (BSP) ve Ataka Partisine gönderildi. Sezgin Mümin, 11 Ocak Bildirisi'ni Meclis'e sunan GERB'e; özellikle de Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar Partisi (DSB) Genel Başkanı İvan Kostov'a teşekkür etti.
Шизофренията на ДПС
Kırcaali’de 15 Temmuz darbe girişimi şehitleri anıldı
BAF’tan 15 Temmuz darbe girişimini kınama ve şehitleri anma mesajı
Sofya camiine saldırı
Bulgaristan Türkleri baskı altında
Yıldırım'dan Borisov'a tebrik telefonu
BELGE
Bulgaristan Adalet Federasyonu'nun Anayasa Mahkemesi'ne mektubu
Avrupa Pomak Enstitüsü'nün, PODEF'i, HÖH'ü ve Balgöç'ü suçlayan tebliği
EN ÇOK YORUMLANAN
Rumen Radev : Ortadoğu çatışmasının çözümü bir tek barış ve anlayış içinde yaşayan iki bağımsız devlet ilkesine dayalı olabilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz
AB Komisyonu Başkanı Juncker: Türkiye ile müzakerelerin devamının garantörüyüm
Varna*daki Türkiye AB zirvesi*nde ele alınacak 5 kritik konu
Varna*da AB – Türkiye görüşmesinden sonra farklılıklar kalıyor, diyalog devam ediyor


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz

26 Mart 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-AB ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umduklarını belirterek, AB'ye "Gelin, güçlü, müreffeh ve istikrar abidesi Avrupa'yı hep birlikte inşa edelim." çağrısında bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, 2 saat 20 dakika süren çalışma yemeğinin ardından, Euxinograd Sarayı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
 
Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi vesilesiyle Varna'da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Borisov'a zirveye ev sahipliği yaptığı ve misafirperverliği için teşekkür ederek, Borisov ile zirve öncesinde çok verimli bir ikili görüşme gerçekleştirdiklerini bildirdi.
 
Erdoğan, uzun bir sürenin ardından Varna'da AB kurum liderleriyle bir araya geldiklerini hatırlatarak, "Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz." diye konuştu.
 
Tusk ve Juncker ile daha çok çalışmaları gerektiğini ve birtakım tıkanıklıkların nasıl aşılabileceğini de konuşma imkanı bulduklarını aktaran Erdoğan, "Sene 1963 ve sene 2018, gerçekten Türkiye'nin hala Avrupa Birliği'ne aday ülke olmanın ötesinde gelebildiği bir nokta yok. Bu müspet adımı bir an önce atalım, bunun üzerinde durduk. Avrupa Birliği ile önceki görüşmelerimizde ortak meselelerimizin çözümüne yönelik atılacak adımları tespit etmiş ve karşılıklı taahhütlerde bulunmuştuk." ifadelerini kullandı. 
 
"Ülkemizdeki Suriyeliler için bu adım çok daha rahatlatıcı olacaktır"
 
Türkiye'nin başta düzensiz göçle mücadele olmak üzere sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiğinin herkesin malumu olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
"Şu an itibarıyla sadece Suriye'den 3,5 milyon göçmen ülkemizde, buna Irak'ı da ilave ettiğimiz zaman bu rakam 4 milyona ulaşmaktadır. Öte yandan geçen sürede bazı taahhütler olmuştur. Bunlardan ilki 3 milyar avroluk bir taahhüttü, bunun şu an itibarıyla 1 milyar 850 milyon avrosu bizim ilgili birimlerimize aktarılmış durumdadır. Temenni ediyorum ki şimdi diğer ikinci taksidi olan 3 milyar avronun da ulaştırılması suretiyle biz mültecilerle ilgili atılması gereken adımları atalım, yapılması gerekenleri de yapalım. Ülkemizdeki Suriyeliler için bu adım çok daha rahatlatıcı olacaktır ve şu anda Avrupa Birliği'nin bu ilgisi gerek oradaki mültecileri rahatlatacağı gibi bizim de çalışmalarımızı hızlandıracaktır." 
 
"Her iki tarafın da faydasına olan başlıklarda süratle mesafe almalıyız"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, acil ihtiyaçların beklemeyeceğini ve insani krizlerde bürokratik hantallığa tahammülün olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:
 
"Ülkemizin üzerine düşeni yaptığı ve Avrupa Birliği mensubu muhataplarımızdan geri dönüş beklediği bir diğer konuysa vatandaşlarımız için sağlanacak olan vize serbestisidir. Bununla ilgili çalışma kağıdımız şubat ayı başında Avrupa Birliği Komisyonu'na sunulmuştu. Avrupa Birliği tarafına çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini de söyledik. Avrupa Birliği bu noktada adımını bir an önce atarsa o da bizi rahatlatacaktır. Bu siyasi bir mesele haline getirilmemeli, vatandaşlarımızın Avrupa Birliği'ne olan güvenini sarsacak bir hal almamalıdır. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çalışmalarına başlanması konusundaki beklentimizi de dile getirdik. Bu tür teknik konuları siyasetin meselesi haline getirmemeliyiz. Her iki tarafın da faydasına olan başlıklarda süratle mesafe almalıyız." 
 
Erdoğan, bir diğer meselenin de serbest ticaret anlaşmalarıyla ilgili sorunlar olduğunu, karayolu taşımacılığı konusunda yaşanan sıkıntıları özellikle vurguladıklarını, Avrupa Birliği'nden bu alandaki sıkıntıların çözümüne katkıda bulunmasını beklediklerini bildirdi.
 
"Bizim için son derece önemli bir diğer konu terör meselesidir." diyen Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti:
 
"Türkiye hali hazırda birçok terör örgütünün hedefinde yer alıyor. DEAŞ, PKK, PYD, YPG gibi terör örgütleriyle içeride ve dışarıda mücadelemizi sürdürüyoruz. Geçen yıl Fırat Kalkanı Harekatı'nda 3 bin DEAŞ'lıyı imha etmiştik. Bu sene de Zeytin Dalı Operasyonu'yla 3 bin 800'e yakın YPG'li teröristi etkisiz hale getirdik. Teröre karşı operasyonlarımız sadece kendimizin ve Suriyelilerin güvenliğine değil, Avrupa'nın da güvenliğine katkı sağlamaktadır. Biz artık terörle mücadele gibi hassas konularda afaki ve haksız eleştiriler değil, güçlü destek bekliyoruz. Türkiye insan haklarına, temel hak ve özgürlüklere saygılı, demokratik bir hukuk devletidir. Bunu halkımız bütün dünyaya 15 Temmuz gecesi demokrasi için canları pahasına sokaklara dökülerek zaten göstermiştir. Teröre karşı aldığımız tedbirler ve operasyonlar gerekli olduğu müddetçe devam edecek, tehditler bertaraf edildiği zaman sona erdirilecektir." 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve AB'nin uzun süreli stratejik ortaklar olduğunu vurgulayarak, "Küresel bir güç olma iddiasındaki Avrupa'nın Türkiye'yi genişleme politikalarının dışına itmesi vahim bir hata olacaktır. Türkiye bölgede kilit aktör, jeostratejik öneme haiz bir müttefik, genç nüfusa sahip dinamik bir ülkedir." dedi. 
 
Türkiye ile Avrupa'nın tarihi, kültürel ve insani bağlarına ilave olarak ekonomi, enerji, ulaştırma ve göçle mücadele gibi kritik başlıklarda ortak çıkarları bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Geçmişte yapılan bir hatanın esiri durumundaki Avrupa Birliği'nin, adil bir tutum takınmadığı müddetçe Kıbrıs meselesinin çözümünde herhangi bir katkısı maalesef olamayacaktır. Zira Avrupa Birliği'nin bazı üyelerinin meşru olmayan münferit tasarruflarına dayanışma kisvesi altında destek vermesi doğru değildir. Avrupa Birliği'ne hakkaniyet esasına göre hareket etmesi çağrısında bulunuyoruz. Kıbrıs meselesinin seyrinden bağımsız olarak adanın etrafındaki doğal kaynaklara dair karar alma mekanizmalarına Kıbrıslı Türklerin eşit olarak dahil edilmesi uluslararası hukukun gereğidir." değerlendirmesinde bulundu. 
 
Bu ve diğer konulardaki görüş ve beklentilerini Avrupa Birliği tarafına bugün yazılı olarak ilettiklerini bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Avrupa Birliği'nden bu kağıdı kendi içinde değerlendirmesini ve ardından konuların takibi için teknik düzeyde ortak bir çalışma yapılmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz dönemdeki olumsuzluklara rağmen biz Türkiye olarak diyalog kanallarını hep açık tutmaktan yana olduk. Avrupa Birliği ile aramızdaki güvenin yeniden tesisinin ilk adımını bugün burada hep beraber atmış olduğumuzu umuyorum. Ancak bu adımı attık demek yeterli değil, somut olarak atmak gerekiyor. Ben Varna'dan Avrupa Birliği ülkelerine bir kez de seslenmek istiyorum, gelin ortak coğrafyamız olan Balkanlarda istikrar ve refahın sağlanması yönünde birlikte çalışalım. Gelin Suriye, Irak, Filistin, Kudüs, Yemen, Rohingya, Afrika gibi uluslararası konularda işbirliğimizi derinleştirelim. Gelin güçlü, müreffeh ve istikrar abidesi Avrupa'yı hep birlikte inşa edelim. Biz bu çağrılarımızda dün olduğu gibi bugün de samimiyiz." 
 
"Hedefimiz, teröristleri bölgeden temizlemek"
 
Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili bir soru üzerine, harekat kapsamında bugüne kadar 3 bin 800'e yakın teröristin etkisiz hale getirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:
 
"Şu anda topraklarını terk etmiş bulunan bölgedeki insanlar yavaş yavaş tekrar topraklarına dönmeye de başlamışlardır. Buradaki hedefimiz, bu teröristleri bölgeden temizlemektir. Bu teröristlerin şu anda sahip oldukları imkanlar ne yazık ki bizim stratejik ortaklarımızın bunlara temin ettikleri silah ve mühimmatlardan oluşmaktadır. Bunlarla ilgili de bütün flash bellekler, flash diskler elimizde mevcut, hatta hatta açtıkları beton tüneller ve bu tünellerin altında inşa ettikleri teröristlerin hastaneleri de var. Bütün bunlar şu anda her geçen gün meydana çıkmakta, buralarda silah ve mühimmatları nasıl depoladıklarını da tespit etmiş bulunuyoruz. Bunları da yine bizim stratejik ortaklarımızın terör örgütlerine vermiş olması da ayrıca manidardır. Tabii şu anda onların hepsi toparlanıyor. Teröristler kaçtıkça nerede ne var bunlar da meydana çıkıyor ama DEAŞ merkezli, PYD, YPG merkezli bütün bu terörle mücadelemiz hem içeride hem de dışarıda... Çünkü içeride de PKK ile çok ciddi bir mücadelemiz var. Bu süreç devam ediyor. Buraları terör örgütlerinden temizleyene kadar devam edecek. Burayı da gerçek sahiplerine teslim ettiğimiz anda bizim bu teröristlerle mücadelemiz son bulacaktır."
 
AA

Ziyaretçi sayısı: 697

BENZER YAZILAR
Varna*da AB – Türkiye görüşmesinden sonra farklılıklar kalıyor, diyalog devam ediyor
AB Komisyonu Başkanı Juncker: Türkiye ile müzakerelerin devamının garantörüyüm
Varna*daki Türkiye AB zirvesi*nde ele alınacak 5 kritik konu
Rumen Radev : Ortadoğu çatışmasının çözümü bir tek barış ve anlayış içinde yaşayan iki bağımsız devlet ilkesine dayalı olabilir
Bulgaristan Razgrad Valisi Tedavi İçin Edirne*yi Seçti

YORUM GÖNDER

Hakaret ve edebe aykırı uygunsuz söz içeren yorumlar silinir.

Adınız:
Yorumunuzu girin:

0 YORUM:

« Geri dön

YAZARLAR
MUSTAFA KEMAL İLE VAHDETTİN’İN YOLLARI AYRILIRKEN…
YUNAN’IN ANADOLUDA, TRAKYA’DA TÜRKLERE YAPTIĞI SOYKIRIM VAHŞETİ
Domuz etini “savunan” belediye başkanı camilerden çıkmaz oldu
Şehitleri anma töreninde, Allah’ın mübarek Cuma gününde dans eden bir parti başkanı
ORTA ASYA TÜRK KÜLTÜR VE İNANCININ DEVAMI: HIDRELLEZ
Bulgaristan’daki Ermeni Soykırım anıtları, Türklere, Müslümanlara, tüm insanlara saygısızlıktır..!
FOTOĞRAF
Sofya camiine saldırı
İstanbul’da seçim kuyruğu
Kartal-İstanbul’da tuhaf bir yazı: Seçim sandığnda sadece Bulgarca konuşulur
Kırcaali merkezindeki sokakların durumu
ARAŞTIRMA
Gallup International: Sosyalistler birinci çıkacak, HÖH’ün oyları azalacak, DOST meclise giremeyecek, Mestan reytingi en düşük siyasetçi
HÖH, Bulgaristan'da Türk Millî Kurtuluş Hareketi’nin devamı mı? Kurtuluş Hareketi’ni komünist istihbarat DS mi kurdu?
Bulgaristan’da enerji sektörünü komünist istihbarat DS mi yönetiyor?
Komünist dönemin gerçekleri gizleniyor
Todor Jivkov, 1989 yılında Türkleri kovunca Bulgaristan’ın ekonomisi daha da kötüye gitti
10 Kasım 1989: Bulgaristan’da komünist rejimin sona erdiği ve Todor Jivkov’un iktidardan indiği gün
Copyright © 2013, T HABER - All Rights Reserved.