21 Kasım 2017
BAF, Bulgaristan Türklerinin sorunlarının masaya yatırılmasını talep etti.Sivil toplum kuruluşu Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) Başkanı Sezgin Mümin, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan'a yazdığı mektupta kurulacak hükümeti Bulgaristan Türklerinin sorunlarını çözmesi halinde desteklemesini istedi.Mektubun kopyaları da Meclis'te temsil edilen Bulgaristan'ın Avrupa Gelişimi İçin Vatandaşlar Partisi (GERB) , Bulgar Sosyalist Partisi (BSP) ve Ataka Partisine gönderildi. Sezgin Mümin, 11 Ocak Bildirisi'ni Meclis'e sunan GERB'e; özellikle de Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar Partisi (DSB) Genel Başkanı İvan Kostov'a teşekkür etti.
Шизофренията на ДПС
Kırcaali’de 15 Temmuz darbe girişimi şehitleri anıldı
BAF’tan 15 Temmuz darbe girişimini kınama ve şehitleri anma mesajı
Sofya camiine saldırı
Bulgaristan Türkleri baskı altında
Yıldırım'dan Borisov'a tebrik telefonu
BELGE
Bulgaristan Adalet Federasyonu'nun Anayasa Mahkemesi'ne mektubu
Avrupa Pomak Enstitüsü'nün, PODEF'i, HÖH'ü ve Balgöç'ü suçlayan tebliği
EN ÇOK YORUMLANAN
Filibe’de Cumhuriyet Bayramı sergi ve konserle kutlandı


HÖH, Bulgaristan'da Türk Millî Kurtuluş Hareketi’nin devamı mı? Kurtuluş Hareketi’ni komünist istihbarat DS mi kurdu?

19 Ocak 2017

Sinema Rejisörü Evgeniy Mihaylov, BiT televizyonunda sunduğu Geçmiş Bit(me)miş programında Bulgaristan’da etnik barışı kimin, ne zaman, neden Hak ve Özgürlükler Hareketi’ne (HÖH) emanet ettiğine değinildi.
 
Programa ikinci kez konun olan Araştırmacı Gazeteci Georgi Koritarov, 1990 yılının ilk aylarında neler olduğuna ve etnik barışın neden HÖH’e emanet edildiğine değindi.
 
Koritarov, komünist yöneticilerin, etnik çatışmanın çıkabileceği son derece zor durumda olan Bulgaristan’ın etnik barışını HÖH’e emanet etmesini HÖH’ün Onursal Başkanı Ahmet Doğan’a duyulan son derece yüksek güvenle açıklıyor.
 
Koritarov, 1984-89 yıllarında komünist rejimin Türk ve Müslüman azınlığa ettiği zulümler nedeniyle ülkenin etnik çatışma riskiyle karşı karşıya kaldığını ve böylesine zor bir durumda HÖH’e ülkenin millî güvenliğini teslim edecek kadar güvenildiğini vurguladı.
 
Koritarov şu ifadelere yer verdi:
HÖH, şimdi kendisini Bulgaristan Türk Millî Kurtuluş Hareketi denen örgütün devamı olduğunu iddia ediyor. Yasa adışı bir yapılanma. 4 Ocak 1990 tarihinde Bulgaristan henüz dağılmamış durumdaydı; emniyet güçleri aynı; sistem, formalite icabı da olsa eski Anayasa modeliyle işliyor. Diriliş Sürecinin [1984-89 yıllarında Türklere ve Müslümanlara yaplan zulümler] meydana getirdiği gerginliğin etkisi hâlâ doruk noktası aşamasındaydı. İsimleri geri verme kararının ardından daha 7 gün geçmeden millî kurtuluş hareketinin temsilcilerine parti kurma izni verecek normal devlet var mıdır yeryüzünde? Aşırı ve terörist örgüt olarak görülmesi gereken bir harekete. Bir devletin güvenlik sistemi varsa böyle bir şeye asla izin vermez. HÖH Milletvekili Adem Kenan, bu aşırılığı sürdürdüğü için Büyük Millet Meclisi’nden kovulmuştu. Dolayısıyla Türk Millî Kurtuluş Hareketi, aşırı ve terörist bir örgüt değildi; yeni koşullarda Bulgaristan güvenliğinin garantörü olması düşüncesiyle kurulmuş bir örgüttür.
 
Koritarov, sadece Bulgar arşivlerinin değil, eski Sovyet arşivlerinin de açılmasıyla sadece Bulgaristan gibi ayrı ele alınmış bir ülke hakkında değil, global olarak sosyalist sistem için öngörülen güvenlik hakkında da daha kesin konuşabileceğimizi kaydetti.
 
Mihaylov ise zulümlerle gerçek anlamda mücadele edenlerin daha Mayıs 1989’da yurt dışına sürgün edilmesiyle veya Haziran 1990 yılına kadar hapiste tutulmasıyla ve Türklere ihanet eden Türk asıllı DS ajanlarının daha 1990 yılının Ocak ayında salınmasıyla HÖH’ün önünün açıldığını ifade etti.
 
Ahmet Doğan’ın, Türk ve Müslüman isimlerini geri almak için protesto düzenleylerin arasında yer almadığını ekleyen Mihaylov, protestoları Fransa’ya iltica eden Petır Boyaciev, Hasan Byalkov ve Gotse Delçev ve Yakoruda’dan birçok kişinin organize ettiğini vurguladı.
 
Mihaylov, organizatörler arasında Bağımsız İnsan Haklarını Koruma Derneği’nin bulunduğunun altını çizdi ve derneğinin kurucusunun İliya Minev olduğunu hatırlattı.
 
Mihaylov, o dönemde Ahmet Doğan’ı kimsenin tanımadığını ve hâlâ Medi Doganov olan Bulgar adıyla dolaştığını ekledi.
 
Koritarov, Demokratik Güçler Birliği Partisi’nin (SDS) 7 Aralık 1990 tarihinde bir hareket olarak komünist sisteme karşı bir alternatif olarak kurulduğunu ve SDS’deki birçok önde gelenin zulümlere karşı yürüttüğü direnişle bilindiğini hatırlattı.
 
Koritarov, HÖH’ün SDS’den farklı bir parti olarak isimlerini geri almak için mücadele edenlerin enerjisini sermayeye çevirdiğini ve kendisiyle çelişen rollere büründüğü söyledi.
 
Mihaylov ise HÖH’e mağdur rolü vermek için Yuvarlak Masa toplantılarına alınmadığının altını çizdi.
 
Mihaylov, Petır Beron ve Rumen Vodeniçarov’un Bağımsız İnsan Haklarını Koruma Derneği’nin temsilcisi olarak toplantıya katıldığını; bu kişilerin, Ahmet Doğan’ın toplantıya katılmasına karşı çıktığını ve ikisinin daha sonra milliyetçi oluşumlara geçtiğini hatırlattı.
 
Koritarov ise, HÖH’ün toplantıya katılmasına izin verilseydi durumun daha farklı olacağından emin olamadığını belirtti.
 
“HÖH o dönemde parti olarak kurulmasaydı Bulgaristan Türkleri, kendi değer yargılarına göre 15 partiden birini seçerek SDS’ye girecekti” diyen Koritarov sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu, gayet doğaldır. HÖH, bir etnik grubun temsilcisi olarak sadece parti rolünü üstlenmiyordu; aynı zamanda takliden siyasî temsilcilik olarak özerklik hissi veriyordu – bağımsızlık türü, fakat toprak özerkliği, kültürel özerklik veya değişik türde değil, siyasî firkin bölücülüğü türünden bir özerklik. Bu da demek oluyor ki, dönemin devleti, bu türden bir temsilciliğe izin verdiğine göre bu partinin yöneticilerinden birine son derece güven duyuyor; o dönemin milliyetçiliği böyle bir projenin gerçekleşebileceğine dair potansiyel tehdit unsuru taşıyordu. En büyük korkulardan biri federalizasyon ve özerklik korkusuydu ve Büyük Millet Meclisi kurumu o yüzden kurulmuştu.
 
Koritarov, doğrudan KGB’ye çalışanların isimlerinin de açıklanması gerektiğini savundu.
 
Mihaylov ise şunu ekledi:
“Gidin, her şey yolunda” desin diye Ahmet Doğan’ı çıkarmışlardı. Aslında bu en büyük yalanlardan biriydi, çünkü yasa o zaman “-ov” ve “-ev” ekleriyle kabul edilmişti ve isimler uzun mahkeme süreciyle geri alınabiliyordu. İnsanların büyük bir kısmı hâlâ geri almadı. Fakat yapılanlar kesinlikle bilinçli olarak yapılmıştı, HÖH’ü meşrulaştırma hareketinin bir parçasıydı, çünkü HÖH’ün seçim kampanyası boyunca şu dillendirilmişti: “Oyunuzu bize verin, Büyük Millet Meclisi’ne girersek “-ov” ve “-ev” eklerini kaldıran yasa tasarısı sunacağız.” Öyle de oldu. İnsanlar inandılar ve HÖH’e oy verdiler. Öyle bir yasa teklifi gerçekten de sunuldu. Aslında bundan önce bu yalanın suç ortağı olmuşlardı. Düzenbazlık yapılmıştı ve bunun ardından tüm seçim kampanyası bunun üzerine inşaa edilmişti.
 
Mihaylov, KGB tarafından iş birliğine zorlanan Mehmet Ayyıldız ile yaptığı röportajdan kareler yayımladı.
 
Mihavlov’un video arşivlerinde protestolara katılan Yıldız İbrahimova da görülmekte. İbrahimova'ya zulümler sırasında güç kullanılarak Suzana Erova ismi dayatılmıştı.
 
Aydın Osman | T HABER

Ziyaretçi sayısı: 1994

BENZER YAZILAR
Filibe’de Cumhuriyet Bayramı sergi ve konserle kutlandı
Kırcaali de bir pitbull bebeğe saldırdı
Erdoğan Naim Süleymanoğlu nu ziyaret etti
Naim Süleymanoğlu nun ameliyatı başarılı geçti, 8 saat sürdü
Bakan Berat Albayrak Bulgaristan'da

YORUM GÖNDER

Hakaret ve edebe aykırı uygunsuz söz içeren yorumlar silinir.

Adınız:
Yorumunuzu girin:

0 YORUM:

« Geri dön

YAZARLAR
MUSTAFA KEMAL İLE VAHDETTİN’İN YOLLARI AYRILIRKEN…
YUNAN’IN ANADOLUDA, TRAKYA’DA TÜRKLERE YAPTIĞI SOYKIRIM VAHŞETİ
Domuz etini “savunan” belediye başkanı camilerden çıkmaz oldu
Şehitleri anma töreninde, Allah’ın mübarek Cuma gününde dans eden bir parti başkanı
ORTA ASYA TÜRK KÜLTÜR VE İNANCININ DEVAMI: HIDRELLEZ
Bulgaristan’daki Ermeni Soykırım anıtları, Türklere, Müslümanlara, tüm insanlara saygısızlıktır..!
FOTOĞRAF
Sofya camiine saldırı
İstanbul’da seçim kuyruğu
Kartal-İstanbul’da tuhaf bir yazı: Seçim sandığnda sadece Bulgarca konuşulur
Kırcaali merkezindeki sokakların durumu
ARAŞTIRMA
Gallup International: Sosyalistler birinci çıkacak, HÖH’ün oyları azalacak, DOST meclise giremeyecek, Mestan reytingi en düşük siyasetçi
HÖH, Bulgaristan'da Türk Millî Kurtuluş Hareketi’nin devamı mı? Kurtuluş Hareketi’ni komünist istihbarat DS mi kurdu?
Bulgaristan’da enerji sektörünü komünist istihbarat DS mi yönetiyor?
Komünist dönemin gerçekleri gizleniyor
Todor Jivkov, 1989 yılında Türkleri kovunca Bulgaristan’ın ekonomisi daha da kötüye gitti
10 Kasım 1989: Bulgaristan’da komünist rejimin sona erdiği ve Todor Jivkov’un iktidardan indiği gün
Copyright © 2013, T HABER - All Rights Reserved.