21 Kasım 2017
BAF, Bulgaristan Türklerinin sorunlarının masaya yatırılmasını talep etti.Sivil toplum kuruluşu Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) Başkanı Sezgin Mümin, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan'a yazdığı mektupta kurulacak hükümeti Bulgaristan Türklerinin sorunlarını çözmesi halinde desteklemesini istedi.Mektubun kopyaları da Meclis'te temsil edilen Bulgaristan'ın Avrupa Gelişimi İçin Vatandaşlar Partisi (GERB) , Bulgar Sosyalist Partisi (BSP) ve Ataka Partisine gönderildi. Sezgin Mümin, 11 Ocak Bildirisi'ni Meclis'e sunan GERB'e; özellikle de Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar Partisi (DSB) Genel Başkanı İvan Kostov'a teşekkür etti.
Шизофренията на ДПС
Kırcaali’de 15 Temmuz darbe girişimi şehitleri anıldı
BAF’tan 15 Temmuz darbe girişimini kınama ve şehitleri anma mesajı
Sofya camiine saldırı
Bulgaristan Türkleri baskı altında
Yıldırım'dan Borisov'a tebrik telefonu
BELGE
Bulgaristan Adalet Federasyonu'nun Anayasa Mahkemesi'ne mektubu
Avrupa Pomak Enstitüsü'nün, PODEF'i, HÖH'ü ve Balgöç'ü suçlayan tebliği
EN ÇOK YORUMLANAN
Filibe’de Cumhuriyet Bayramı sergi ve konserle kutlandı


10 Kasım 1989: Bulgaristan’da komünist rejimin sona erdiği ve Todor Jivkov’un iktidardan indiği gün

10 Kasım 2016

10 Kasım 1989 tarihinde Bulgar Komünist Partisi’nin (BKP) Merkez Komitesi’nin oturumunda oturumunda yapılan oylamada Devlet Başkanı Todor Jivkov’un istifası kabul edilmişti ve Bulgaristan’da komünist rejim sona ermişti.
 
Jivkov, komünist diktatör olarak bir marka haline gelmişti ve Sovyetler Birliği’nin Cumhurbaşkanı Mihail Gorbaçov’un yeniden yapılanma (perestroyka) plânı için bir engeldi. Bu nedenle dönemin Sovyet Büyükelçisi Viktor Şarapov’un talimatıyla Todor Jivkov istifa etti, BKP’nin Merkez Komitesi de istifayı kabul etti.
 
Dosyalar Komisyonu’nun yayımladığı belgeye göre komünist diktatör Jivkov istifa dilekçesini daha 4 Kasım 1988 verdi.
 
Sadece Bulgaristan’da değil, Sovyetler Birliği’nin talimatıyla tüm Doğu Avrupa ülkelerinde komünist diktatörler istifa ettirilmişti.
 
DEĞİŞİME NASIL GİDİLDİ?
 
İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte Batı ve Doğu Bloku olmak üzere başlıca iki bloka ayrılmıştı. İki blok arasında sıcak çatışmasız savaş çıkmıştı. Siyasî literatürde daha çok “Soğuk Savaş” olarak bilinir.
 
İki ülke arasında ekonomik ilişkiler, teknoloji alış verişi ve insan dolaşımı kesilmişti. Batı dünyası, Doğu Bloku’na teknolojik ambargo uygulamıştı. Doğu Bloku, ekonomik olarak Batı piyasasına giremiyordu; aynı zamanda ekonomisi de geri kalmıştı.
 
Araştırmalardan elde edilen bilgilere göre bu nedenle Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Yuri Andropov, daha 1965’te halkı komünist rejime karşı kışkırtarak rejimi yıkmayı ve kapitalizme geçerek Batı piyasasına girmeyi plânladı. Ancak bu fikir komünist yöneticilerin olumsuz tepkisine yol aç. Plân evrilip değişikliker görerek 25 yıl sonra gerçekleşecek noktaya gelmişti.
 
Komünizmin girdiği her ülkede zulüm ve soykırım yaşanmıştı.
 
Soyvet idaresi, rejimin daha fazla süremeyeceğine ve komünist diktatörleri istifaya zorlayarak kapitalizme geçilmesi gerektiğine kanaat getirmişti.
 
BULGARİSTAN’DA TÜRKLERE VE MÜSLÜMANLARA YAPILAN ZULÜMLER
 
Komünizm Bulgaristan’a Sovyet ordusunun 9 Eylül 1944 tarihinde girmesiyle gelmişti. Totaliter rejim, insanlık suçlarına ilk yıllarda muhalif grupları katlederek başlamıştı.
 
Evrak ve tanıkların verdiği bilgilere göre rejim, 45 yıl içerisinde Bulgaristan’da 18 ila 30 bin arası vatandaşı katletti.
 
İlk yıllarda zorunlu göçler, nadiren gerçekleşen hapse atma olayları ve faili meçhul cinayetler dışında Türkler ve Müslümanların hayatı oldukça sakin geçmişti. Türklerin ve Müslümanların hakları aşama aşama kısıtlanmaya başlamıştı. Türk okulları Bulgar okullarıyla birleştirilmişti.Daha sonra kimlik kartları ve pasaportlarda “Türk” ibaresi kalkmıştı.
 
Kısıtlamalar, Aralık 1984’te doruk noktasına çıkmıştı: Türklere ve Müslümanlara Türkçe konuşam, şarkı dinlemek ve söylemek, namaz kılmak ve kurban kesmek yasaklanmıştı.
 
Rejim, kendisine muhalif gördüğü kişileri hapse atmış veya kamplara sürmüştü. 5 yıl boyunca zulümlere dşrenen 162 kişi şehit edilmişti. 17 aylık Türkân bebek ve Ayşe Mollahasan 26 Aralık 1989’da Kırcaali İli’ne bağlı Yoğurtçular köyünde zulümlere başkaldırı sırasında şehit edilmişti.
 
Türkçe konuşana, namaz kılana veya kurban kesene para cezası kesiliyor, dayak atılıyor ve psikolojik baskı yapılıyordu.
 
Kurban Bayramlarında Müslüman evlerine girilerek buz dolaplarında kurban eti aranıyordu. Bulunması durumunda Müslüman vatandaşlara ceza kesiliyordu.
 
Zulümler sırasında Türk asıllı iş birlikçi ve DS ajanları kullanılıyordu.
 
Jivkov, 29 Mayıs 1989 tarihinde Bulgaristan Türklerinden dileyenin Türkiye’de kalabileceğini, dileyenin Bulgaristan’a dönebileceğini devlet televizyonu ve radyosundan duyurmuştu. Türkiye’nin de 3 Haziran 1989’da sınırı açmasıyla 360 bin Türk, Türkiye’ye göç etmişti. Türkiye, Bulgaristan’dan 30 bin civarı göçmen bekliyordu.
 
Jivkov, Türkiye’yi provoke etmek için şu ifadelere yer vermişti:
Bulgar karşıtı kampanyanın rejisörleri (!), Türkiye göç etmek isteyen tüm Bulgar Müslümanlarını kabul etmeye hazır olduğu söylentisini yayarak göç konusunu gündeme getirdiler. Bu vesileyle Bulgar Müslümanları ve kendi adıma Devlet Kurulu Başkanı olarak ilgili Türk yetkililerine hitap etmek istiyorum: Geçici olarak Türkiye’ye gitmek isteyen veya orada yaşamak isteyen Bulgar Müslümanlarına sınırı açın. Oyun vakti geçti; Bulgaristan Halk Cumhuriyeti’nin yaptığı gibi aynı şekilde Türkiye de uluslararası norm ve sözleşmeler uyarınca sınırlarını dünyaya açmalı.
 
Jivkov, 7 Haziran’da BKP üyelerine yaptığı gizli konuşmasında şu sözlere yer verdi:
Bu çıkışımın [29 Mayıs tarihinde] ardından ülkedeki ayaklanmalar dindi. Bizler göç psikozu eşiğindeyiz. Bu psikozu nasıl değerlendirmeliyiz? Böyle bir psikoz gerekli, işimize yarayacaktır. Sır olarak gizlediğimiz bir şeyi söyleyeceğim. Bu nüfustan 200-300 bin kişiyi göndermezsek 15 yıl sonra Bulgaristan diye bir şey kalmayacak. Kıbrıs veya ona benzer bir şey olacak.
 
Komünist yönetim, 1989'daki zorunlu göçe “büyük gezi” adını vermişti.
 
Yıllar sonra Jivkov’un “Bulgaristan, Kıbrıs gibi bölünecek” iddialarının yalan olduğu ortaya çıkmıştı.
 
BKP, uluslararası izolasyona düşünce 29 Aralık 1989 tarihinde zorunlu asimilasyona ve zulümlere son vermişti. Fakat Türk-Müslüman isimleri konusu bugün bile çözülmedi.
 
Komünist yöneticiler, rejimin yıkılmasının ardından Moskova’nın da talimatıyla Türk asıllı iş birlikçileri ve komünist istihbarat DS ajanlarını Türkler ve Müslümanlar için idareci olarak atamıştı ve kilit noktalara yerleştirmişti.
 
Rejim, ilk yıllarda Bulgar asıllı muhalifleri toplama kamplarına sürerek ölüsünü veya diri halde domuzlara yedirmişti.
 
Komünist idare, Batı ve Ortadoğu ülkelerine kaçak silâh ve narkotik satma gibi uluslarası suçlara da bulaşmıştı.
 
JİVKOV’UN İSTİFASI
 
Komünist diktatör Jivkov’un istifası birçok tartışmaya neden olmuştur. Hatta darbeyle indirildiğine dair yazı ve söylentiler de yaygındır.
 
Jivkov’un istifasını Politbüro üyelerinden Petır Mladenov ve Andrey Lukanov organize etmiş, Yordan Yotov, Dobri Curov, Dimitır Stanişev, Stanko Todorov, Grişa Filipov ve Georgi Atanasov desteklemişti.
 
Hemen ardından Petır Mladenov, BKP’nin genel sekreteri seçilmişti.
 
Rejimle mücaledele ettiği için 10 yıldan fazla hapis yatan Petır Boyaciev, Jivkov ile ilgili anılarını şöyle anlatıyor:
Todor Jivkov’a iktidarı Ruslar verdi, sonra da Ruslar geri aldı. Ruslar iktidarı biz Bulgarlara vermek için değil, yalanını sürdürmek için geri aldı. Todor Jivkov’a “35 sene iktidardaydın, iktidarını neden bu kadar kolay bıraktın?” dedim. Todor Jivkov da bana “Ne iktidarıymış o, benim o deli Çavuşesku gibi ölmeye niyetim yok.” dedi.
 
Jivkov, 10 Kasım 1989’dan sonra istifa plânını şöyle açıklıyor:
Daha 1988 yılının sonunda kadrolarla ayrı ayrı görüşmüşümdür. Politbüro yönetiminden ben de olmak üzere Penço Kubadinski, Grişa Filipov, Milko Balev, Dobri Curov, Yordan Yotov gibi benim neslimden gelenler ayrılacaktı. BKP’nin ileride gerçekleşecek Ondördüncü Kongresi’ne kadar çalışmaya karar vermiştik.
 
Jivkov 1989 yılı öncesi ise şöyle bir açıklama yapmıştı:
1988 yılında hastalandım. Bir süreliğine yarım gün çalışmak zorunda kaldım. Politbüroya istifa dilekçesi vermemin başlıca sebebi buydu. Bir anda tarif edilmez bir karışıklık çıktı. Şahsıma olan saygılarını ifade etmek için neredeyse önümde secde edeceklerdi.
 
Konuya değinen Araştırmacı Gazeteci Hristo Hristov şu yorumda bulunuyor:
Gerçekten de sağlığının kötüleşmesi sonucu böyle bir karar aldıysa diğerlerini aksine ikna etmesine imkȃn yok. İstfasının reddi başka bir durumun da işareti: Politbüro’da Jivkov karşıtı atmosfer olmadığına.
 
Yıllar sonra Todor Jivkov kansız 9 Kasım darbesini (!) şöyle özetler:
Orada bulunanlar, Petır Mladenov’un aday gösterilmesini Politbüro’da tereddütle karşıladı. Oyunumu oynamamaya ve bu durumdan faydalanmamaya karar vermiştim. Tekrar sözü aldım ve hepimizin Petır Mladenov’un adaylığı etrafında birleşmesinin doğru olacağı görüşünü belirttim.
 
Oturumun ardından Petır Mladenov’un teklifiyle Politbüro bana Sovyet Büyükelçisini çağırma ve alınan kararı bizzat bildirme görevini verdi. Ben bu teklifi yerine getirdim. Şarapov ile görüştüm, o da bana bunu Moskova’ya bildireceğini söyledi.
 
İşte darbe (!) ve kansız devrim (!) bu. Todor Jivkov 10 Kasım 1989 yılında böyle indirildi.
 
10 Kasım 1989 tarihinde Todor Jivkov’un yerine geçen Petır Mladenov, Moskova’nın talimatıyla 6 Temmuz 1990 yılında görevinden istifa etti. İnsanların büyük beklentilerine rağmen Bulgaristan’da yeniden yapılanma Moskova’nın kontrolü altında gerçekleşmişti. Moskova’nın Büyükelçisi Şarapov raporunda "Bulgaristan’ın başına Soyvet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dostu geçti" ifadelerini kullanmıştır.
 
Aydın Osman | T HABER

Ziyaretçi sayısı: 4247

BENZER YAZILAR
Filibe’de Cumhuriyet Bayramı sergi ve konserle kutlandı
Kırcaali de bir pitbull bebeğe saldırdı
Erdoğan Naim Süleymanoğlu nu ziyaret etti
Naim Süleymanoğlu nun ameliyatı başarılı geçti, 8 saat sürdü
Bakan Berat Albayrak Bulgaristan'da

YORUM GÖNDER

Hakaret ve edebe aykırı uygunsuz söz içeren yorumlar silinir.

Adınız:
Yorumunuzu girin:

1 YORUM:

sabri şen dedi ki
eden bulur jıfkofun neresine batmış türklerim isimleri.
11 Kasım 2016 - saat:20:33'da

« Geri dön

YAZARLAR
MUSTAFA KEMAL İLE VAHDETTİN’İN YOLLARI AYRILIRKEN…
YUNAN’IN ANADOLUDA, TRAKYA’DA TÜRKLERE YAPTIĞI SOYKIRIM VAHŞETİ
Domuz etini “savunan” belediye başkanı camilerden çıkmaz oldu
Şehitleri anma töreninde, Allah’ın mübarek Cuma gününde dans eden bir parti başkanı
ORTA ASYA TÜRK KÜLTÜR VE İNANCININ DEVAMI: HIDRELLEZ
Bulgaristan’daki Ermeni Soykırım anıtları, Türklere, Müslümanlara, tüm insanlara saygısızlıktır..!
FOTOĞRAF
Sofya camiine saldırı
İstanbul’da seçim kuyruğu
Kartal-İstanbul’da tuhaf bir yazı: Seçim sandığnda sadece Bulgarca konuşulur
Kırcaali merkezindeki sokakların durumu
ARAŞTIRMA
Gallup International: Sosyalistler birinci çıkacak, HÖH’ün oyları azalacak, DOST meclise giremeyecek, Mestan reytingi en düşük siyasetçi
HÖH, Bulgaristan'da Türk Millî Kurtuluş Hareketi’nin devamı mı? Kurtuluş Hareketi’ni komünist istihbarat DS mi kurdu?
Bulgaristan’da enerji sektörünü komünist istihbarat DS mi yönetiyor?
Komünist dönemin gerçekleri gizleniyor
Todor Jivkov, 1989 yılında Türkleri kovunca Bulgaristan’ın ekonomisi daha da kötüye gitti
10 Kasım 1989: Bulgaristan’da komünist rejimin sona erdiği ve Todor Jivkov’un iktidardan indiği gün
Copyright © 2013, T HABER - All Rights Reserved.